PofoliaPofolia ile paylaşıldı

Kadim· 2026Q2

Esaret ve Duygular: Erken Modern Osmanlı Esaretnâmelerinin Duygular Tarihi Perspektifinden İncelenmesi

Semra Çörekçi

Kısa özet

Erken modern Osmanlı esaretnâmeleri, esaretin yalnızca fiziksel bir tutsaklık olmadığını, aynı zamanda vatan ve aileden koparılış gibi duygusal deneyimleri de içerdiğini ortaya koymaktadır.

Yapay zekâ ile başlık ve abstract'tan üretildi; tam metin okunmaz.

Ana noktalar

  • Osmanlı esaretnâmeleri, esirlerin duygusal deneyimlerini anlamak için analiz edilmektedir.
  • Esaret, vatan ve aileden koparılış ve ötekiyle karşılaşma gibi duygusal boyutları içermiştir.
  • Anlatılardaki duygu ifadeleri, kişisel hislerin dışavurumunda ve kimlik inşasında önemli bir işlev görmüştür.
  • 17. yüzyıl sonuna ait metinlerde ötekinin meziyetleri karşısında şaşkınlık ve merak gibi yeni duygular ortaya çıkmıştır.

Yapay zekâ ile başlık ve abstract'tan üretildi; tam metin okunmaz.

Özet (abstract)

Bu makale, esaretnâme türündeki ben-anlatılarından hareketle, esirlerin yaşadıkları duyguları nasıl ifade ettiklerini ve bu duygular aracılığıyla esaret tecrübesini nasıl anlamlandırdıklarını tartışmaktadır. Bu yönüyle çalışma, Osmanlı esaret tarihini bireyin tecrübesi üzerinden düşünmeyi ve esaretnâmeleri duygular tarihinin kaynakları arasında değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada Abdi Çelebi, Macuncuzâde Mustafa Efendi, Hindî Mahmud, Hüseyin b. Mehmed, Temeşvarlı Osman Ağa, Yeniçeri Mustafa gibi yazarların kaleme aldıkları metinler incelenmiştir. Bu metinler dikkatle okunduğunda, esaretin yalnızca fiziksel bir tutsaklık hali olmadığı anlaşılmaktadır. Vatan ve aileden koparılış, ötekiyle karşılaşma ve dinî sınırların sınanması bu deneyimin duygusal boyutlarını oluşturan başlıca unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Makale, esaret anlatılarındaki duygu ifadelerinin hem bireysel hislerin dışavurumunda hem de öteki karşısında ahlakî üstünlüğün inşası ve Müslüman kimliğinin tahkiminde önemli bir anlatı işlevi üstlendiğini savunmaktadır. Buna karşılık Yeniçeri Süleyman, Hasan Esîrî ve Mehmed Necati Efendi gibi 17. yüzyılın sonu itibarıyla yazılan bazı metinlerde ötekinin meziyetleri karşısında şaşkınlık ve merak gibi duyguların da ortaya çıktığı fark edilmektedir. Bu metinlerde esaret anlatısı, düşmanlık dilinden bütünüyle kopmadan, karşılaştırma ve gözlem içeren yeni bir anlatı düzeyine açılmaktadır.

Yazarların özeti; kaynağından alınmıştır. Kadim, 2026 · DOI ↗

ÇıkarımlarPremium
Makaleye SorÜcretsiz hesapla

Ücretsiz hesapla devam et

Makaleye Sor ile bu makaleye günde 3 soru ücretsiz; makaleyi kaydet, kaynakçasını al, ilgi alanına göre her gün yeni özetler. Çıkarımlar Premium.

Web'de ücretsiz devam et

Google ya da Apple hesabınla giriş; kart istemez. Bu makaleye geri dönersin.

Telefonda:

Alan: Tarih

HistoryArts and Humanities