PofoliaPofolia ile paylaşıldı

Princeton University Press eBooks· 2018· Kitap bölümü

Vatandaş ve Tebaa

Citizen and Subject

Mahmood Mamdani

Kısa özet

Sömürgeciliğin Afrika'daki mirası, vatandaşlarda ırksal kimliği ve tebaada etnik kimliği yeniden üreten, kabile temelli yerel otoriteler aracılığıyla ırksal tahakkümü aracılık eden ikiye bölünmüş bir güç yapısı yarattı ve apartheid nihayetinde sömürge devletinin genel biçimi olarak ortaya çıktı.

Yapay zekâ ile başlık ve abstract'tan üretildi; tam metin okunmaz.

Ana noktalar

  • Sömürgecilik, Afrika'da vatandaşlar (ırksal kimlik) ve tebaalar (etnik kimlik) arasında ayrım yapan ikiye bölünmüş bir güç yapısı yarattı.
  • Doğrudan veya dolaylı yönetimden bağımsız olarak sömürge yönetimi, apartheid'ın genel tezahürü olarak bir despotizm biçimiydi.
  • Dolaylı yönetim (merkezi olmayan despotizm), kültür içindeki otoriter olasılıklardan yararlanarak sonraki sömürge uygulamalarını şekillendirdi.
  • Direniş hareketlerinin vaka çalışmaları, sömürge kurumlarının kentsel/kırsal ve etnik gruplar arasındaki bölünmeleri sömürerek muhalefeti nasıl parçaladığını göstermektedir.

Yapay zekâ ile başlık ve abstract'tan üretildi; tam metin okunmaz.

Özet (abstract)

In analysing the obstacles to democratisation in post-independence Africa, Mahmood Mamdani offers a bold, insightful account of colonialism's legacy - a bifurcated power that mediated racial domination through tribally organised local authorities, reproducing racial identity in citizens and ethnic identity in subjects. Many writers have understood colonial rule as either (French) or (British), with a third variant - apartheid - as exceptional. This benign terminology, Mamdani shows, masks the fact that these were actually variants of a despotism. While direct rule denied rights to subjects on racial grounds, indirect rule incorporated them into a customary mode of rule, with state-appointed Native Authorities defining custom. By tapping authoritarian possibilities in culture, and by giving culture an authoritarian bent, indirect rule (decentralised despotism) set the pace for Africa; the French followed suit by changing from direct to indirect administration, while apartheid emerged relatively later. Apartheid, Mamdani shows, was actually the generic form of the colonial state in Africa. Through case studies of rural (Uganda) and urban (South Africa) resistance movements, we learn how these institutional features fragment resistance and how states tend to play off reform in one sector against repression in the other. Reforming a power that institutionally enforces tension between town and country, and between ethnicites, is the key challenge for anyone interested in democratic reform in Africa.

Yazarların özeti; kaynağından alınmıştır. Princeton University Press eBooks, 2018 · DOI ↗

ÇıkarımlarPremium
Makaleye SorÜcretsiz hesapla

Ücretsiz hesapla devam et

Makaleye Sor ile bu makaleye günde 3 soru ücretsiz; makaleyi kaydet, kaynakçasını al, ilgi alanına göre her gün yeni özetler. Çıkarımlar Premium.

Web'de ücretsiz devam et

Google ya da Apple hesabınla giriş; kart istemez. Bu makaleye geri dönersin.

Telefonda:

Alan: Antropoloji

AnthropologySocial Sciences