PofoliaPofolia ile paylaşıldı

Critical Social Policy· 2026Q1

İnsancıl Kafes: Ahlaki Yönetişim, Cinsiyet ve Tayland Ailelerinde Engellilik

The benevolent cage: Moral governance, gendered disablement, and the shadow welfare state in contemporary Thailand

Quanchai Kerddaen, Ilan Katz, Karen R. Fisher

Kısa özet

Tayland aileleri, politika eksikliği nedeniyle bir gölge refah devleti gibi davranarak, kör sokak müzisyenlerini ahlaki çerçeveler (karma, acıma, hiyerarşi) aracılığıyla yönetir ve bu durum, kadınlar üzerinde artan yükümlülükler ve erkeklerin akrabalık statülerinin tehlikeye girmesiyle sonuçlanan 'insancıl bir kafes' yaratır.

Yapay zekâ ile başlık ve abstract'tan üretildi; tam metin okunmaz.

Ana noktalar

  • Tayland'daki aileler, politika eksiklikleri nedeniyle bir 'gölge refah devleti' işlevi görmektedir.
  • Ahlaki çerçeveler (karma, acıma, hiyerarşi), kör sokak müzisyenleri için 'insancıl bir kafes' yaratarak onları sınırlamaktadır.
  • Cinsiyete dayalı dinamikler, kadınlar üzerinde artan yükümlülükler ve erkekler üzerinde kırılgan akrabalık statüleri yaratmaktadır.
  • Ekonomik katkı, refah eksikliğinden kaynaklanan aidiyet için işlemsel bir mekanizma haline gelmektedir.

Yapay zekâ ile başlık ve abstract'tan üretildi; tam metin okunmaz.

Özet (abstract)

This study investigates how disability is relationally produced and negotiated within Thai family dynamics. While scholarship often treats the family as a benign support unit, this article conceptualises it as a site of governance that can produce psycho-emotional disablism. Integrating critical family theory with the social relational model of disability, the analysis draws on interviews with 32 blind street musicians (19 men, 13 women). A moralised framework of karmic consequence, compassionate pity, and elder-junior hierarchy authorises a benevolent cage of confinement. Gender stratifies these dynamics, imposing compounded obligation on women while rendering men's standing precarious through erasure from kinship structures. Welfare absence compels families to function as a shadow welfare state, wherein a debt of gratitude becomes a transactional mechanism making belonging conditional upon economic contribution. Non-transactional arrangements indicate that economic conditionality is a structural adaptation rather than a cultural inevitability. The findings conceptualise familial disablement as policy-mediated and call for rights-based defamilialisation.

Yazarların özeti; kaynağından alınmıştır. Critical Social Policy, 2026 · DOI ↗

ÇıkarımlarPremium
Makaleye SorÜcretsiz hesapla

Ücretsiz hesapla devam et

Makaleye Sor ile bu makaleye günde 3 soru ücretsiz; makaleyi kaydet, kaynakçasını al, ilgi alanına göre her gün yeni özetler. Çıkarımlar Premium.

Web'de ücretsiz devam et

Google ya da Apple hesabınla giriş; kart istemez. Bu makaleye geri dönersin.

Telefonda:

Alan: Güvenlik Araştırmaları

Safety ResearchSocial Sciences