PofoliaPofolia ile paylaşıldı

Oral Diseases· 2026Q1

Ağız Yassı Hücreli Karsinomunda Hayatta Kalma, Lenf Nodu Durumu ve Evreye Bağlı

DNA Adducts, Chromosomal Instability, EMT , and GSTM1 in Oral Squamous Cell Carcinoma

sharareh Gholami Kheiri, Kazem Ghodsi, Zahra Tayarani‐Najaran, Ahad Kamelan

Kısa özet

160 ağız yassı hücreli karsinom (OSCC) hastasında yapılan çalışmada, lenf nodu pozitifliği (HR 3.84) ve Evre IV hastalık (HR 7.82) hayatta kalmanın tek bağımsız belirleyicileri olarak bulunmuştur; DNA adduktları, kromozomal instabilite, EMT ve GSTM1 genotipi ise bağımsız prognostik değer göstermemiştir.

Yapay zekâ ile başlık ve abstract'tan üretildi; tam metin okunmaz.

Ana noktalar

  • OSCC hastalarında (n=160) lenf nodu pozitifliği (HR 3.84) ve Evre IV hastalık (HR 7.82) daha kötü hayatta kalmayı bağımsız olarak öngörmüştür.
  • DNA addukt yükü ve EMT skoru yüksek korelasyonluydu (r=0.923) ancak ileri evreyi veya hayatta kalmayı bağımsız olarak öngörmedi.
  • Kromozomal instabilite ve GSTM1 genotipi de ileri evre veya hayatta kalma için bağımsız prognostik değerden yoksundu.
  • Kombine bir klinik-moleküler model, hayatta kalma tahmini için mütevazı bir AUC değeri (0.689) elde etmiştir.

Yapay zekâ ile başlık ve abstract'tan üretildi; tam metin okunmaz.

Özet (abstract)

ABSTRACT Purpose To determine whether DNA‐adduct burden, chromosomal instability, epithelial‐mesenchymal transition, and glutathione S‐transferase M1 (GSTM1) genotype are independently associated with advanced‐stage oral squamous cell carcinoma or overall survival. Methods We studied 160 patients with histologically confirmed oral squamous cell carcinoma. DNA‐adduct burden was measured by 32P‐postlabeling, validated against mass spectrometry in 50 patients; chromosomal instability by fluorescence in situ hybridization of chromosomes 7, 9, and 11; epithelial‐mesenchymal transition by E‐cadherin/vimentin immunohistochemistry; and GSTM1 genotype by multiplex polymerase chain reaction. Logistic and Cox regression were performed. Results DNA‐adduct burden and epithelial‐mesenchymal transition score were strongly correlated ( r = 0.923, p < 0.001), but neither differed by tumor stage. None of the four markers was independently associated with advanced‐stage disease. During follow‐up, 48 patients died. Nodal positivity (hazard ratio 3.84, 95% confidence interval 2.00–7.38, p < 0.001) and Stage IV disease (hazard ratio 7.82, 95% confidence interval 2.12–28.84, p = 0.002) were independently associated with poorer survival. The combined clinical‐molecular model showed modest discrimination (AUC 0.689). Conclusion Nodal status and advanced stage were the dominant independent determinants of survival, with routine nodal assessment improving prognostic discrimination beyond stage alone. The four molecular markers tracked with disease characteristics but added no independent prognostic value, warranting replication in larger, prospective cohorts.

Yazarların özeti; kaynağından alınmıştır. Oral Diseases, 2026 · DOI ↗

ÇıkarımlarPremium
Makaleye SorÜcretsiz hesapla

Ücretsiz hesapla devam et

Makaleye Sor ile bu makaleye günde 3 soru ücretsiz; makaleyi kaydet, kaynakçasını al, ilgi alanına göre her gün yeni özetler. Çıkarımlar Premium.

Web'de ücretsiz devam et

Google ya da Apple hesabınla giriş; kart istemez. Bu makaleye geri dönersin.

Telefonda:

Alan: Kulak Burun Boğaz

OtorhinolaryngologyMedicine