PofoliaPofolia ile paylaşıldı

Kadın/Woman 2000 Journal for Womens Studies· 2026

İstanbul Sözleşmesi’nden Çekilme Kararı Bağlamında Türkiye'de Siyasi İktidarın Toplumsal Cinsiyetin İnşası ve Dönüşümündeki Rolü

Leyla Kahraman

Kısa özet

Türkiye'nin 2021'de İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi, toplumsal cinsiyet normlarını stratejik olarak yeniden yapılandırarak neo-geleneksel ataerkil kamusal düzene dayalı yeni bir otoriter toplumsal cinsiyet rejimini pekiştirmiştir.

Yapay zekâ ile başlık ve abstract'tan üretildi; tam metin okunmaz.

Ana noktalar

  • Türkiye'nin 2021'de İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi, toplumsal cinsiyet politikaları ve otoriter yönetim ilişkileri açısından kritik bir dönüm noktasıdır.
  • Siyasi iktidar, çekilmeyi toplumsal cinsiyet normlarını yeniden yapılandırmak ve neo-geleneksel ataerkil bir düzeni pekiştirmek için stratejik olarak kullanmıştır.
  • Çekilme süreci, Cumhurbaşkanlığı söylemi, yasal düzenlemeler, idari/ahlaki düzenlemeler ve iktidara yakın STK'ların desteğiyle dört kurumsal temele dayanmaktadır.
  • Kadınlar üzerindeki biyopolitik kontrol yeniden yapılandırılarak, kamu koruması ailevi ve ataerkil normlara uyuma bağlanmıştır.

Yapay zekâ ile başlık ve abstract'tan üretildi; tam metin okunmaz.

Özet (abstract)

Türkiye’nin 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi’nden tek taraflı olarak çekilmesi günümüzün toplumsal cinsiyet politikalarının dönüşümünde ve siyasi iktidar, ataerkillik ile otoriter yönetim arasındaki ilişkilerde önemli bir dönüm noktasıdır. Bu bağlamda makale, siyasi iktidarın söz konusu çekilmeyi toplumsal cinsiyet normlarını yeniden yapılandırmak ve neo-geleneksel kamusal ataerkilliğe dayalı yeni bir otoriter toplumsal cinsiyet rejimini pekiştirmek için stratejik bir araç olarak nasıl kullandığını incelemektedir. Cumhurbaşkanlığı tarafından hegemonik bir söylemin üretilmesi, 7331 sayılı kanun aracılığıyla yasal kısıtlamalar getirilerek hukuki dönüşümlerin sağlanması, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından sağlanan idari ve ahlaki düzenlemeler ile KADEM gibi iktidara yakın sivil toplum kuruluşları tarafından sağlanan ideolojik meşrulaştırma olarak dört ana kurumsal temele odaklanan bu çalışma Walby’nin “cinsiyet rejimi” teorisi ve Foucault’nun biyopolitika yaklaşımından yola çıkarak 2020-2025 dönemini kapsayan çok boyutlu bir kurumsal kaynak külliyatına uygulanan eleştirel söylem analizine dayalı nitel bir metodoloji benimsemektedir. Bulgular, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin kadınlar üzerindeki biyopolitik kontrolün koordineli bir şekilde yeniden yapılandırılmasına zemin hazırladığını ve kadınların kamu tarafından korunmasını ailevi ve ataerkil normlara uymalarına bağlı hale getirdiğini göstermektedir. Çalışma, cinsiyetin araçsallaştırılmasının artık Türkiye’de muhafazakâr otoriterliğin pekiştirilmesinde merkezi bir mekanizma oluşturduğunu ortaya koymaktadır

Yazarların özeti; kaynağından alınmıştır. Kadın/Woman 2000 Journal for Womens Studies, 2026 · DOI ↗

ÇıkarımlarPremium
Makaleye SorÜcretsiz hesapla

Ücretsiz hesapla devam et

Makaleye Sor ile bu makaleye günde 3 soru ücretsiz; makaleyi kaydet, kaynakçasını al, ilgi alanına göre her gün yeni özetler. Çıkarımlar Premium.

Web'de ücretsiz devam et

Google ya da Apple hesabınla giriş; kart istemez. Bu makaleye geri dönersin.

Telefonda:

Alan: Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları

Gender StudiesSocial Sciences