PofoliaShared via Pofolia

İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi· 2022

Sinema ve Düşünce İlişkisi Üzerine Bir Tartışma: Beden Sinema ve Beyin Sinema

Serdar ÖZTÜRK

Short summary

This article expands Gilles Deleuze's concepts of "body cinema" and "brain cinema" by applying them to Turkish and world cinema, arguing that films themselves perform philosophy.

AI-generated from the title and abstract; the full text is not read.

Key points

  • Deleuze's "body cinema" emphasizes thought's connection to the body's actions, postures, and gestures, influenced by Spinoza's concept of affect.
  • Deleuze's "brain cinema" posits that the brain extends to cosmic, universal dimensions, not just individual consciousness.
  • Modern cinema, including Turkish and world examples, is analyzed through the lens of "everyday" vs. "ceremonial" bodies and individual vs. cosmic brains.
  • The article adopts the stance that films themselves can conduct philosophical investigations.

AI-generated from the title and abstract; the full text is not read.

Abstract

Gilles Deleuze Sinema II: Zaman-İmge eserinde sinema ve düşünce arasındaki ilişkiyi kendi ürettiği “beden sinema” ve “beyin sinema” kavramlarıyla inceler. Deleuze, düşünceden kaçan şeyin “yaşam” olduğunu ileri sürerken, bedeni merkeze alır. Düşünürün beden kavrayışı, Spinoza’nın “etkileme ve etkilenme gücü” anlamında düşündüğü duygulanım odaklıdır. Bu anlayışta düşünce sadece beyinde gerçekleşen pasif bir faaliyet değildir. Beyin, bedenden; beden, beyinden ayrı düşünülemez. İkisi de eylem merkezleridir. Böylece düşünce, sadece zihinsel bir faaliyet olmaktan çıkar bedenin yapıp etmeleri, duruşları, tavırları, jestleri, mimikleri ile bağlantılı hale gelir. Bunun yanı sıra beyin, sadece insan beyni olmaktan çıkar kozmik boyutlarıyla, insan beynini de ağ gibi saran evrensele açılır. Heidegger’in düşünceye dair kavrayışı Deleuze’ünkiyle benzerdir. Heidegger, düşüncenin bireysel zihinlerde değil, bizzat bedensel faaliyetler ile dışardaki nesneler arasındaki ilişkide aranması gerektiğini düşünür. Sinema, özellikle modern sinema, bedene dair bu anlayışları ifşa eder. Sinemada bedenler Deleuze’ün ayrımıyla “sıradan beden (the everyday body)” ve “törensel beden (the ceremonial body) ” olmak üzere ikiye ayrılır. Beyin ise bireysel beyinler ve kozmik beyinler olarak sınıflandırılabilir. Deleuze, beden ve düşünce arasındaki ilişkiyi modern Avrupa sinemasından bazı örneklerle inceler. Bu makale, Deleuze’ün beden ve beyin sinema kavramlarına dair yaptığı tartışmayı Türk sineması ve dünya sinemasının diğer örnekleriyle daha geniş bağlamda ele almaktadır. İncelemede Heidegger’ın ve Kierkegaard’ın bazı metinlerinden ve Spinoza gibi filozoflardan da yararlanılmaktadır. Makale, filmlerin kendi başına felsefe yaptığını ileri süren yaklaşımı benimsemekte, incelemesini bu minvalde yapmaktadır.

The authors' abstract, as published at the source. İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi, 2022 · DOI ↗

TakeawaysPremium
Ask the paperFree account

Continue with a free account

Ask the paper: 3 free questions a day about this paper; save it, get its citation, new summaries every day for your field. Takeaways are Premium.

Continue free on the web

Sign in with Google or Apple; no card needed. You come back to this paper.

On your phone:

Field: Philosophy

PhilosophyArts and Humanities