Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi· 2023
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Hukuki Statüsü: Din ve Vicdan Hürriyeti ile Laiklik Çerçevesinde Bir İnceleme
DİN VE VİCDAN HÜRRİYETİ İLE LAİKLİK ÇERÇEVESİNDE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI’NIN HUKUKİ STATÜSÜ
- 1atıf
- 2023yıl
Kısa özet
Diyanet İşleri Başkanlığı, bireysel özgürlükler ve devletin laikliği bağlamında tartışmalı bir hukuki statüye sahiptir; zira İslam dininin esaslarına ilişkin görevleri yerine getirirken laik bir çerçevede faaliyet göstermektedir.
Yapay zekâ ile başlık ve abstract'tan üretildi; tam metin okunmaz.
Ana noktalar
- Din ve vicdan hürriyeti, bireylere istedikleri dini benimseme, değiştirme ve ibadet etme hakkını tanır.
- Laiklik, modern devlet anlayışında din ve devlet işlerinin ayrılığını ve birbirlerine karşı bağımsızlığını ifade eder.
- Anayasa'nın 136. maddesi, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı genel idare içinde, laiklik ilkesi doğrultusunda görev yapan bir kurum olarak tanımlar.
- 633 sayılı Kanun'a göre Başkanlığın temel görevi, İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak esaslarına ilişkin işleri yürütmektir.
Yapay zekâ ile başlık ve abstract'tan üretildi; tam metin okunmaz.
Özet (abstract)
Din ve vicdan hürriyeti bireylere, istedikleri din ve inancı benimseyebilme, bir dini inanca sahip olup olmama, inanç, mezhep ve kanaat değiştirme, inandıkları din, inanç ve kanaatin gerekleri olan ibadet ve ayin yapma ve sahip olduğu inancı uygun araçlar kullanarak açıklama, anlatma ve öğretme hakkını tanımaktadır. Bununla birlikte devlete de insanlar üzerinde kanaat baskısı oluşturmama, bireylerin vicdani kanaatlerini etkilememe, onların vicdani kararlarının sonucuna bağlı olarak onlara zarar vermeme ve yine buna bağlı olarak bireylere yarar sağlamama yükümlülüğü yüklenmektedir. Laiklik ise kurumsal yapıda din ve devlet işlerinin ayrılığını ve birbirlerine karşı bağımsız olduklarını ifade etmek amacıyla modern devlet anlayışı ile birlikte hayatımıza girmiş bir kavramdır. Laikliğin bir ülkede benimsenip benimsenmediği doğrudan Anayasada bir laiklik ilkesinin varlığından anlaşılmamaktadır. Laiklik ilkesinin varlığı birtakım unsurların ilgili ülkede benimsenip benimsenmemesinden anlaşılmaktadır. Buna göre bu unsurlar; din ve vicdan hürriyetinin temel hak ve hürriyet olarak tanınmış olması, hukuk düzeninin dine dayanmamasından ve din ve devlet kurumlarının ayrılığının sağlanmış olması anlaşılmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı ise Anayasa’nın 136. maddesinde bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin uzağında, laiklik ilkesi doğrultusunda, özel kanunlarda kendisine gösterilen görevleri yerine getirmesi beklenen bir kurum olarak genel idare içerisinde kabul edilmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığının teşkilat kanunu olarak kabul edilen 633 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre Başkanlığın görevi, İslam dininin inanç, ibadet, ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek olarak belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın statüsü, din ve vicdan hürriyeti bağlamında bireylerin inanç ve kanaatlerine bağlı olarak onlara yarar sağlamama gerekliliği açısından; laiklik ilkesi bağlamında ise devlet ve din kurumlarının birbirinden ayrı ve bağımsız olması gerekliliği açısından tartışmalı bir konumda bulunmaktadır. Söz konusu bu çalışmada ise din ve vicdan hürriyeti, laiklik ilkesi kısaca açıklanıp, söz konusu dini kurum ile arasındaki ilişki, kurumun hukuki statüsü dikkate alınmak suretiyle ifade edilmeye çalışılmıştır.
Yazarların özeti; kaynağından alınmıştır. Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023 · DOI ↗
Ücretsiz hesapla devam et
Makaleye Sor ile bu makaleye günde 3 soru ücretsiz; makaleyi kaydet, kaynakçasını al, ilgi alanına göre her gün yeni özetler. Çıkarımlar Premium.
Web'de ücretsiz devam etGoogle ya da Apple hesabınla giriş; kart istemez. Bu makaleye geri dönersin.
Telefonda:
Alan: Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler
Political Science and International RelationsSocial Sciences